Image Hosted by ImageShack.us

POSTANEYE MEKTUPLAR - Blogcu



POSTANEYE MEKTUPLAR

14/11/2006 - Durdum.

Durdum.

Aklımda dursun şöyle biraz... Biraz soluk, nefes nefese kalmak yorucu.

Daha ne çok yol var hangi sapakları yürüyeceğine karar vermeye.

Onun için insan durmalı kavşaklarında manzara albümlerinin en ortasında

insan bazı. Yürüyebilmek için insan, durmalı...

Durup düşünmeli...

Durup arkasına son kez bakmalı belki keşke dememek için...

Durup dururken çekip giderken biri "dur" derse son şansına,

"bahtına ne çıkarsa" diye son duruşun yürüyüşe gebe olduğunu da aklında

lades gibi tutarak, yürüdüğünü unutmadan, yaş dante gibi ömrün ortasına

şair ve muhasebeci kılığına girmeden, kaldırımları saymayı belki bırakırsın

aklım daha iyi olur olasılık teoremlerine öykünen aynştayn ya da frankeştayn soluğunda soluklanabilmek için de belki... Durmalı insan...

Durdum. Durdum ve soluk almak için arkaya çevirip başımı döndürmek

üzereyim kalana....

Talihim yok bahtım kara/böyle hayat batsın yere/

Sinesine vura vura/Ölen var benim gibi

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/11/2006 - Görmedim ömrümün asude geçen bir demini

Görmedim ömrümün asude geçen bir demini

Görmedim ömrümün asude geçen bir demini
Çekerim hep o siyah gözlerinin matemini
Hasretiyle inlediğim çekti benden elini
Çekerim hep o siyah gözlerinin matemini

powered by ODEO

Bestekar: Kadri Şençalar | Güftekar: - | Makam: Hicaz | Usül: Aksak

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/11/2006 - Söyleyemem derdimi

     Söyleyemem derdimi     


Makam: Hicaz | Usûl: Düyek | Beste: Şükrü Tunar | Güfte: —–
Söyleyemem derdimi kimseye, dermân olmasın diye, İnleyen şu kalbimin sesini ağyâr duymasın diye, Sakladım gözyaşımı vefâsız o yâr görmesin diye, İnleyen şu kalbimin sesini ağyâr duymasın diye

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/11/2006 - Anlasana

  Anlasana    

Her sevincin her kederin
En ölümsüz sevgilerin
Sonsuz denen göklerin
Herşeyin bir sonu varsa
Ayrılıkların da sonu var
Bir gün çıkıp geleceksin
İçimde bir ümit var
Yeniden seveceksin
Yıllar var ki ben böyle
Bekliyorum özleminle
Anıların umutların kaldı bende
Anlasana anlasana anlasana anlasana
Biraz da gerçekleri anlasana
Senden ayrı günlerimi
Sana nasıl anlatsam ki
Mevsimsiz çiçekler gibi
Yarım kaldım inan ki
Sensizligin acısını sen nereden bileceksin
Sen hiç sensiz kalmadın ki
Mevsimleri saymadın ki
Yıllar var ki ben böyle
Bekliyorum özleminle
Anıların umutların kaldı bende
Anlasana anlasana anlasana anlasana
Biraz da gerçekleri anlasana


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/11/2006 - Yazmak mı, ne kadar boş!

Yazmak mı, ne kadar boş!

Yazmak mı dediniz?

Ne kadar boş!

Yok hayır hayır yalan. 

Yine yalan söyledim. Yani yazdım.

 

İşte bir karalama heceleme, düş öteleme, belki de diş bileme daha. Ben bu yazıları kime yazıyorum budalası oldu bu yazımın başlangıcı...

Olsun... Vira vira bir tek seni sevdim... Yürüyün sesler, kelimeler sakın kaybolmayın, boşluklarımda birikin. Beni hiç bırakmayın!.. Kelimeler ne olur, siz sakın bırakmayın beni, onun gibi, onlar gibi...

 

Bu sabah erkenden, çoktandır haketmediğimi düşündüğüm kahvaltı güzellemesi kendime, sonra yine kendime tavırlı kendime ödüllü bir cumartesi vaadiyle çıktım caddelere. Bir kaç dergi ve bir kitap alarak, bir kaç yüzdeki güzel mimiğin sokaklara çıkana sunduğu ödülünü gözlerime sürerek geri döndüm.

 

Otobüste, önüme düşen tarafta camından dışarı bakanlarımızı, aslında kulaklığındaki seslerin götürdüğü yere giden uzak yolculuklara seyahat edenleri saydım. Bu da mı, bir yabancılaşmadır nedir ne değildir çözümlemiş değilim. Belki yanıma oturan bayan konuşmak isterdi benle, bilmiyorum ama gittikçe çoğalıyoruz benim gibi paso müzik dinleyenler. Müzik çalabilir cep telefonları, mp3 player, i pod icat edenler sağolsun... Radyo dinliyorum ben de. Yolculuklarımın olmazsa olmazı...

 

Elimde koca bir dolmakalem, güzel bembeyaz bir defter ve şöyle otobüsün ortasında bana ayrılmış bir masa hayal ettim, düş yolculuğu olmayan bu yolculuğum esnasında. Acaba bu hayali ben den başka kuran olmuş mudur? Olmamıştır... İşte buraya uğrayanlarla bunu da paylaşmak istedim? Belki de yanımda ki yabancı bayan okur sayfayı. Hani okuyorsanız (amma da saçmaladım, nerden okusun?) kırmızı kapaklı da bir kitapta vardı elimde.

 

Hayalime bi gülümsemedir geldi ardından ama yanımdaki ile paylaşmadım bunu. Büyüklerimiz bize biz küçükken "Yabancılarla konuşma" demiş ya, hani bende söz dinleyen bir yetişkinim ya. Neyse hem masada yazacaklarıma herkes üşüşürdü, olmazdı böyle bir ve kalemsiz parmaklarım penceredeki buğuyu bulmuştu bile... Hem sonra  "Şunu hayal ettim biliyo musunuz?" desem, başlasam kem küm; yanımdaki ve bilcümle namus koruyucu, kollayıcı otobüs yolcusunu sapıklık, sarkıntılık, taciz ediyo vb. gibi şüpheli bakışlarını üstümde bulabilirim. Halbuki...

 

Radyoda "Sensiz geçen bir aşk..."  çalıyordu.

Sensizken otobüste yanıma başkaları oturuyordu biliyor musun?

Susuyordum...

 

            -yürüyenadamyazıları-

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->
________________________
  • BEN KİMİM
  • MAZİDEKİ YAZILAR
  • şiir sayfam "İLE"
  • izedebiyat sayfam
  • milliyet blogum
  • ________________________
    Number of online users in last 3 minutes
    Image Hosted by ImageShack.us ________________________



    "İNSANCA ÖZLEMLER DÜNYAYA UYMUYORSA, BOZUK OLAN DÜNYADIR; İNSANCA ÖZLEMLER DEĞİL…(ORUÇ ARUOBA) ________________________
    Sondakika haberler http://www.e-kolay.net/tvguide/

    Kategoriler

    Arkadaşlarım

    dgray
    agnia
    nimo
    cekirge
    hayalayna
    poem
    gokcesair
    dungeon dungeon
    kleopatra81
    turkanka
    sis
    sanart50
    muratkulcuoglu
    berfinhazal
    nilufertuglu
    beyazleke
    eroman
    atlas
    sevdasiirleri
    mucisiay
    thelosthighway
    videoblog
    lamure
    pirosuskun
    ngenc
    lovegod
    berrinsulari
    YÜRÜYENADAM Aşağıdaki bannerımı sayfanıza eklemek için bu kodu kullanınız.
    Image Hosted by ImageShack.us